Kullanıcı girişi

oktay rifat

GECEYE DOÄžRU

Oktay Rifat

Ayçörekleri gibi kıvrık
donmuş kadavralara takılırsa ayağın
sahici bir aklın eşiğinden
ilk adımını at, yürü morakasyanın

ANLAMSIZ

Oktay Rifat

Bir konuÅŸma duymuÅŸtu
uzaktan anlaşılmayan
bir muz hevengi gibi havada
su gibi toprak gibi ağır ve tek
kopmamış yaşamdan.

MİNİBÜSTEKİ KADIN

Oktay Rifat

Hızla kapatıyordu kapısını arabanın
yok oluyordu
sarı bir boşluk kalıyordu dolduramadığım
az sonra görünmez bir ağaç
arabayı da boşluğunu da

BU BİR KASABA MEYDANIYDI

Oktay Rifat

Boyu kısaydı maviliğinde, tıknaz,
turuncuya dönünce uzun,
dul yavuklukların başsağlığı
kadar dokunaklı bu mavi ve
turunca arasındaki sıçrama

ESKİ KOLTUKTA

Oktay Rifat

Güzel ne güzel
yıpranmış incelmiş yüz gibi ak
köşkler ayakucumda
açıyorum kapılarını girip çıkıyorum
ölü bir bahçıvanla dikiyorum

SONRAKİ İKİ GÜN

Oktay Rifat

Ben bak
haklısın
artık tek başına
ayrıca bizim sokakta
ve uzakta
üç dört otobüs daha

yeniden görüşmeliyiz
mağazanın camında bir yüz
zaman uygun