İbrahim Aladağ
Karşımda kara bir gök göklükten habersiz
Sis ve dumandan artakalan bir şey
Bir rutubet ruhların sükûnetinden önce
Yağmur sonrası anne duasından önce
Önünde ölümlerin çoğaldığı dükkânlarıyla bir şehir
Bir şehir de karşımda şehirdir kararan alınlardan arttıkça
Bir sene Erzurum’da çok sene eder
Zaman aldırmaz insana aldırmadıkça insan
Öyle öksürüklü yalanlı çıbanlı savuşur Nisan
Sokaklar artar biz yürüdükçe sokaklar
Her sokak aldırışsız bir caddeye ulaşır
Cadde tarifsiz tarihsiz bir medeniyet olur
Tahrip edilmiş yokuşlar düşer talihimize
Talih yoktur
Bir yokoluş çağrısıdır çünkü şehir
Çünkü sabah sakinleşen gövdemiz
Gündüz günün hırgürüyle güreşir
Biz nereye gitsek bir sürgün götürürüz yanımızda
Yorgun götürürüz her şeyimizi
Yaslanıp kendimizin bir kuytusuna
Yayarız öteberimizi bir yaygıya
Yalnızlık yazgısıyla taşıdığımız
Yüzümüz yayılır sokaklara ayaklarımız
Ekşir yüzümüz inanırız tan vaktine
Kan vaktine inanırız damarlarımız yayılır
Kantinlerde kantopu oluruz obur neslimizin kahkahalarına karşı
Karın yağışını yayarız çocukların kartopu oynayışını
Çocuk yüzleri yüzlerce kardelen çiçeği yayarız yaygımıza
Bir kuşun uçuşunu bir kuzgunun susuşunu
Suyun akışını ve akışını aşkın sularda
Aşkın ve ölümün pusuşunu pusularda
Her ne kadar sussak da susulan kuytularda
Hepsini yayarız büyür büyür bohçamız
Bahçesiz evler büyür biz yürürsek koca bir şehir olur
Yine de aldırmaz bize kaldırımlar saldırır
Bu dağlar fazla bu şehre bu çarşılar
Her infazda birkaç kurban doğurur
Bir gece burada çok gece eder
Bizim sancımızla çünkü Erzurum Erzurum olur
Senin yerinin üstünde senin göğünün altında
Herkes bir intihar taşır gibidir uzak bir uzvunda
Nisanı da çıbanlarla geçiriyorken insan
Dükkânların dökük çehrelerinde yağmalanan yaşam
Sarsılmaz bir kuşkuyla kurcalıyorken ağzımızı
Ağzımızda azığımız tükeniyorken anbean
Neden aldıralım biz de
Bu sahneye bu oyuna bu savaş alanına
Neden bütün silâhlarımız bütün siyahlığımızla
Çıkmayalım bu yaşam perdesinden
Bu perspektifsiz silik antik resimden
Neden silemiyoruz bize ait ne varsa
Biz dünyanın omzundayız dünya bizim omzumuzda
Sendelesek sanki bir şey olacak dünyaya